20 Eylül 2012 Perşembe

Pişmanlar Yarışıyor

"Dinimi seçiyorum!"

Bir eğlence ve oyun sitesinde tuhaf ve belki tehlikeli olabilecek bir yarışmadan söz edildiğini gördüm.

"Pişmanlar Yarışıyor" adıyla yapılan yeni bir yarışmada konu dinmiş. Budist bir keşiş, Yahudi bir haham, Ortodoks bir rahip ve Müslüman bir imam 10 ateist yarışmacıyı konuk ediyormuş.

Her bölümde dört dindar adamın olabildiğince çok ateisti kendi dinini kabule ikna etmesi gerekiyormuş.

 Sitede bunun biraz tuhaf bir "Cumartesi Gecesi" gösterisine benzese de gerçek olduğunu yazıyor.

Dört dindar yarışmacının kazandıkları kişiler için, onları yanlarına almış olmanın dışında, verilen bir ödül yokmuş.

Ama bir ateist inançlı olmayı seçerse yeni inancının kutsal topraklarına ücretsiz bir gezi kazanıyormuş. Tibet'e, Kudüs'e, Vatikan'a ya da Mekke'ye.

Günümüzde pazar ekonomisinin getirdiklerinden arınmış gerçek bir inanca erişmek ve onu koruyabilmek kolay görünmüyor. İletişimin getirdiği özgürlük gerçekten başka insanlara ve düşüncelere saygının gereklerine uyarak kullanılıyor mu? Kaçınılmaz olarak yapılan yanlışlara doğru ve ölçülü tepkiler verilerek daha iyinin yolları aranıyor mu?

Sanırım inançlara saygılı olabilmek için önce insana saygı duymayı öğrenmek gerek.

http://www.mandatory.com/2012/09/19/the-weirdest-game-shows-from-around-the-world/?icid=maing-grid7%7Cmain5%7Cdl26%7Csec1_lnk3%26pLid%3D207638#photo=2

11 Eylül 2012 Salı

Lalabey Paylaşım, Dergi Sanat, Sanatlog; Teşekkürler Yeni Dostlarım...

On yıl önce bir gün bilgisayarımda şöyle bir not göreceğimi bilsem ne düşünürdüm bilmiyorum:

Duygu Özlem Demir, sizin Duvarınızda bir şey paylaştı
"MEHMET ARAT KALEMİNDEN|”ÜÇ ÖĞÜN SEVGİ”

http://paylasim.lalabey.com.tr/?p=5924"

Ama işte dün bu mesajla sevindim. Duygu Özlem Demir'in hiç görmediğim, belki hiçbir zaman karşılaşmayacağım dostlarımdan biri olduğunu söyleyebilirim.

Onun çağrısıyla bir süredir Lalabey Paylaşım için yazıyorum. Sonra yine yeni dostlarımdan Nilgün Altan'dan Dergi Sanat ve Hakan Bilge'den Sanatlog için birer çağrı aldım.

Yazmak ve hele paylaşabilmek çok güzel. Keşke yaşamı ve dünyayı anlatabilmek için daha çok zaman bulabilsek.

Dün benim için iki sevindirici haber daha vardı.

Masumiyet Müzesi'nde Olmayan Bir Bavul - Mehmet Arat


http://www.dergisanat.com/wordpress/masumiyet-muzesinde-olmayan-bir-bavul-mehmet-arat-201209.html



Hakan Bilge10 Eylül 18:45
Belle de Jour: Gündüz Güzelinin Gece Düşleri | SanatLog
www.sanatlog.com

Sinemayla yeni tanıştığım, izlediklerimin ne yönetmenlerini ne de oyuncularını seçme lüksümün olmadı...

Dışarıdan bakınca belki kolay görünebilir, ama yayıncılığın, hele İnternet ortamında ne kadar zor olduğunu, ne çok çaba istediğini biliyorum.

Bu yüzden Duygu Özlem Demir'e, Nilgün Altan'a, Hakan Bilge'ye; Lalabey Paylaşım, Dergi Sanat ve Sanatlog'da emeği olan herkese teşekkür etmek istedim.

Daha güzel bir dünya için katkıda bulunanan en küçük damla bile çok değerli olabilir.

Teşekkürler yeni dostlarım.

6 Eylül 2012 Perşembe

Genlerin Ötesi


DNA, Yaşamın Molekülü  (1)



Biyolojide bir devrim oluyormuş. (2)

Dev büyüklükteki yeni bir proje genlerle ilgili anlayışımızı yeniden yazıyormuş.

Yalnızca hastalıkların nedenleri ya da gözlerin belirli bir renkte olmasını neyin sağladığı değilmiş araştırılan, bizi neyin insan yaptığı da aranıyormuş.

DNA şeritleri, genler bedenin çalışmasını sağlayanların yalnızca küçük bir bölümüymüş. Daha önemlisi genlerinin arasında bulunup önceleri kalitesiz DNA denerek önemsenmeyen parçalarmış. Kontrolu asıl sağlayan bunlarmış.

Bilim insanları 2003'te İnsan Genomu Projesi'ni tamamladıklarında umduklarını bulamamış olduklarını biliyorlarmış. İnsanda yalnızca 22 000 gen olmasını şaşkınlıkla karşılamışlar.

İşin sonraki aşaması DNA Elemanları Ansiklopedisi olarak adlandırılmış. Bu sistem hiç de basit değilmiş. İnsan genlerini karmaşık ve ince biçimlerde açıp kapatarak onları kontrol eden 40 milyon anahtar varmış.

İnsanın kendisini ve doğayı anlamak için duyduğu karşı konulmaz merak genlerinde mi var acaba? Yoksa dünyaya hükmetme ve ölümsüz olma isteğinde mi?

1. Human Genome Project - what is and information

2. Beyond Our Genes


4 Eylül 2012 Salı

Mafia Babalarından Kokain Analarına



"Kokainin Anası" olarak bilinen 69 yaşındaki Griselda Blanco Medellin'de bir suikastçi tarafından öldürülmüş.

Uyuşturucu trafiği ve üç cinayet nedeniyle yirmi yılını hapiste geçiren Blanco'nun kurbanlarından birisi 1982'de Miami'de öldürdüğü iki yaşında bir çocukmuş.

Sözün bittiği an.

Çarklar dönüyor, yaşamlar acımasızca öğütülüyor.

"Baba" filminde emekli olduktan sonra torunuyla oynayan Corleone'de yine de insanca bir yan var mıydı? Uyuşturucu işine girmemek için direnmişti.

Doğa çok güzel, peki ya insan?

'Godmother of Cocaine,' Griselda Blanco, gunned down in Medellin, Colombia


3 Eylül 2012 Pazartesi

Martı uçak kazası geçirmiş...



"Eğer birini seviyorsanız onu serbest bırakın. Geri gelirlerse sizindirler, gelmezlerse zaten hiçbir zaman olmamışlardır."

Sanırım hemen herkesçe bilinen "Martı" kısa romanının yazarı Richard Bach bir kaza geçirmiş.

Cuma günü tek motorlu küçük uçağıyla yaşamış olayı, başından yaralanmış, omzu kırılmış. Seattle'da bir hastaneye kaldırılmış. Durumu ciddiymiş. Oğlu James Bach yine de kayda değer gelişmeler sağladığını söylemiş.

İçinde yaşadığı sürünün sıradanlığının üzerine yükselmek isteyen Jonathan Livingston Seagull'ın öyküsü okuyanlarca hep ilginç ve anlamlı bulunmuştur.

Sanırım yükseklerde uçmak isteyenler bu yürekli martıyı ve yaratıcısını unutmayacaklardır.


24 Ağustos 2012 Cuma

Dövmeler, Riskler ve Yaşam



Dövmelerde mürekkepte bulunan damıtılmış su enfeksiyon yapabiliyormuş.

Kolay akla gelecek bir durum değil ama kırktan fazla kişi, işlemlerini lisanslı dövme sanatçılarında steril yöntemlerle yaptırdıkları halde bu sorunu yaşamış.

ABD'de dövmeyi deneyenlerin oranı % 21 kadarmış. Bu yüzden epey kişinin etkilenebileceği sanılıyormuş.

Yaşamın her alanında riskler var. En büyüğü de küçük bir noktayken başlayan ve er geç buluşulacak ölüm tehlikesi.

Dövme yaptıranlar buna verdikleri önemden dolayı riskleri bilerek mi karar alıyorlar, yoksa yalnızca tenlerine çizdirerek istedikleri zaman silebilecekleri basit bir resim olarak mı görüyorlar?

Bilmiyorum. Ama sanırım riskli işlemlerin denetlenmesi toplumun, bunlardan kendini korumak da bireyin sorumluluğu olmalı.

İnsanın bedenindeki resimlere bakışı ilkel kabilelerde ve çağdaş toplumda farklılıklar taşısa da ortak bir yan olabilir.

Bulduğu anlamı ve olmayı umduğu kendini anlatan ölümsüz bir simge arayışı.

Infected tattoos linked to distilled water in ink

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Güneşin Geleceği

Yaşamının sonuna yaklaşmış bir yıldız, kendi gezegenlerinden birini yutarken yakalanmış.

Bilim insanlarına göre günün birinde, bizim güneşimiz ölürken dünyada da yaşanabilecek bir senaryoymuş.

Milyarlarca yıl sonra!

Demek ki henüz dünyayı tüketip birbirimizi yemek için fazlasıyla zaman var. En azından güneş bu işe şimdilik karışmayacak gibi görünüyor.

Yıldızların Geleceği
Giant dying star caught devouring alien planet

Image: Red giant
An artist's impression shows a red giant engulfing a Jupiter-type planet as it expands.

A swollen star near the end if its life has been caught devouring one of its own planets — a scenario that could one day be replayed on Earth when our own sun dies in billions of years, scientists say.